radyo : uğur halıcı : 12112001  
 

 

Salona girdim. Herkes ağlamaklı. Annem radyoyu kapattı.

Kış, sonbahar, belki de yazdı. Duvardan duvara iplerde, çarşaflar, çarşaflar, çarşaflar vardı. Boz ışıkta, sıra sıra çarşaflar bembeyazdı.

Havadaki sıkıntıyı kokladım.

Çamaşır yıkanmıştı, demek günlerden Pazar'dı.

Sıkıntı beni aldı, içine sardı. Sıkıldım, sıkıldım, içim karardı.

Pencereye kaçtım yine!

Ev kalabalıktı. Kaçabilecek bir pencere, bir sedirin altı... Başka neresi vardı?

Küçüktüm, o zamanlar pencereye sığardım. Perdeyi kapattım, arkada kaldım.

Sırtım camda, önümde perde, pencerede dikildim. Aklıma gelen her şarkıyı söyledim. "Yıldızların altında" yı bir kaç kere söyledim...

Söyledim, söyledim, şarkılar bitti.

Oyunları söyledim. Elim elim epenekti, elden düşen kepenekti. Oyunlar bitti.

Sayıları saydım. Bazılarını daha çok saydım.Yirmi dokuz elli, otuzdokuz elli... Saymalar bitti.

Uykudan önceymiş, masal vaktiymiş.. Keloğlan varmış, cebinde kırık leblebi, elinde çatal değnek şansını ararmış...

Masallar bitmedi, yarım kaldı. Sırada çok önemli haberler vardı.

Cengiz Topel dedim, Kıbrıs dedim. Hatırladıklarımı sırasıyla söyledim. Şehitmiş dedim. Savaşmış dedim. Anlamını bilmedim.

Hava karardı. İçim daha çok karardı. Perdeyi açtım. O günkü radyom da bu kadardı.

Kasım 2001