cebesoy ilköğretim okulu 4. sınıf : bir başarı öyküsü
öğretmen sevilay durukan : 09062003
 
 

 



fotoğrafları büyütebilirsiniz


Milli Eğitim Bakanlığı, 2003 yılı 'karşılaştırmalı sınavı' sonucunda,
çoğu gecekondu bölgesinde yaşayan 14 öğrencisi ile
Cebesoy İlköğretim Okulu 4. Sınıfı
'En Başarılı Okullar' listesinin devlet okulları kategorisinde
Ankara üçüncüsü oldu.

cebesoy ilköğretim okulu

Halen öğretmenlik yaptığım okulumuz Cebesoy İlköğretim Okulu adını, Atatürk' ün silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy'dan almıştır. Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) yanıbaşında, gecekondu mahallesi öğrencilerinin devam ettiği okulumuz, ilk görünüşte modern bir binası olmasa da, bakımlı oluşu ve çevre düzenlemesiyle örnek teşkil etmektedir. Okul Müdürümüz Cebrail Kaya okulun fiziki ortamının güzelleşmesinde, bir çok kuruluşlarla işbirliği yaparak fedakarca gayret göstermiştir. Okulumuzdaki bütün öğretmenler de aynı hizmet anlayışı içerisindedir. Bu anlayış ile okulumuz modern bir binaya sahip olmasa da; bakım, tertip, düzen ve temizliği ile 2003 yılında çevre ödülü almıştır. Okulumuzda yüzotuzbeşe yakın öğrenci eğitim-öğretim görmektedir. Bu yıl MEB'nın seviye tespit sınavında Ankara üçüncüsü olan ve öğretmeni olduğum 4. sınıfın ondört öğrencisi bulunmaktadır.

Tümü okulumuz öğrencisi olan beş erkek çocuk babası Halil Yeşil, belki de pek çok okul aile birliği başkanından farklı olarak, okulun temiz kalmasında ve çevre düzenlemesinde en ön safta yer almaktadır.

duygular .. düşünceler ..

Öğretmenliğe 1997 yılı Ocak ayında büyük bir heyecanla başladım. Bu mesleğin benim doğama uygun ve sevdiğim bir iş olduğunu uzun yıllar öncesinden biliyor ve hissediyordum. Ancak, öğretmenliğin dışardan görüldüğü gibi kolay olmadığını, mesleğimin ilerleyen yıllarında öğrendim. Tatili bol ve çalışma saatleri az gibi görünmesine karşın, çalışma evde de devam ediyordu ..

Sınıfa, her zaman, bir gün öncesinden hazırlanmak gerektiği için, okulda öğretmen, evde ise öğrenci oldum. Yaptığım işte, temelde işlenmesi gerekenin insan olduğunun bilinci içerisinde, ısrarla ve sabırla öğrendim, öğrettim. Öğrencilerimin benden alacağı beş yıllık eğitim, onlara gelecekteki yaşamlarına temel oluşturacağı, öğretmenlerinin onlar için bir model olacağı bilinciyle çalıştım. Öğretmenliğin gönül işi olduğunu, tamamen fedakarlık üzerine kurulduğunu, alınan ücretle çok da alakalı olmadığını kabullendim. Sosyo-ekonomik ve kültürel çevre olarak değerlendirdiğimde Cebesoy İlköğretim Okulu'nun tam bana göre, mesleğimi iyi icra edebileceğim bir okul olduğunu düşündüm. Kız çocuklarını köydeki geçmişime, erkek çocuklarını da eşimin geçmişine benzetiyordum. Okumaktan başka çaremiz olmadığını anlamış, imkansızlıklar içinde kendimize imkan yaratmış ve sosyal kültürel bir sıçrama yapmıştık. Şimdi öğrencilerimin durumu da aynı ..

eğitim - öğretim çalışmaları

Her sabah ilk dersin beş - on dakikasını hayatın gerçeklerine, güncel konulara ve bu konulardan çıkarılabilecek yaşam derslerine ayırdım. Öğrencilerimi her fırsatta ve yeteneklerine uygun olarak teşvik ettim. Gazetelerden birlikte okuduğumuz günlük gelişmeleri ve haberleri sınıfta onlara anlattırarak, ülkemize ve dünyaya daha duyarlı olmalarını sağlamaya çalıştım. Böylece ders aralarında da gazete okumaya başladılar, yaşamın gerçeklerini daha iyi anladılar. Bu arada pek çok veli toplantısı düzenleyerek, eğitim - öğretim adına, sıkı bir iletişim amaçladım. Velilerin her açıdan desteğini de sağlayınca geriye, sistemli çalışmak kalmıştı.

Diğer okullarda görev yapan başarılı öğretmen arkadaşlarımla da görüş alış - verişinde bulunarak onların deneyimlerinden de yararlandım. Birinci sınıftan başlayarak, öğrencilerimin düzenli çalışmayı ve test çözmeyi alışkanlık haline getirmelerini sağladım. Sürekli tekrarlar, defalarca geriye dönük pekiştirici çalışmalar yaptık. Dördüncü sınıfta sık sık bilgi yarışmaları düzenledim. Bir yıl içinde üçbine yakın test sorusu çözdük.

Mahalledeki çocukları seviye ve becerilerine göre üçlü - beşli gruplara ayırarak, evlerinde de pekiştirici tekrar çalışmaları yapmalarını sağladım ve denetledim. Öğrencilerimin tamamı bu yarışa iyi hazırlandı. Başarıda, öğrenci merkezli eğitim ve uygulamaların, görerek ve yaparak öğrenmenin büyük yararını gördüm.

Sevgi, şefkat, motivasyon, başarıları övmek, hataları görmemezlikten gelmek, öğrencilerimin başarıya ulaşmalarında en etkin unsurlar olmuştur. Her zaman öğrencilerime güvendim ve bunu da kendilerine hissettirdim. Benim gözümde her birisinin geleceğin mühendisleri, doktorları, öğretmenleri, subayları, polisleri olduklarını sınıfta söylemekten gurur duydum. Zaten onlar da çalışmalarıyla elde ettikleri bu güzel başarının mutluluğunu tadarken geleceklerine olan inancımı da bir kez daha pekiştirdiler.

Öğrencilerime güveniyorum .. onları çok seviyorum.

eğitim - öğretimde başarı için ..

  • Öncelikle elimizdeki malzemeyi değerlendirerek, 'neler yapabiliriz?' sorusuna arayacağımız cevaplarla, eğitim - öğretim stratejimizi belirlemeliyiz.
  • Mutlaka öğrencilerin performans hedeflerinin ve ödüllerinin belirlenmesi gerekir.
  • Öğrenci neden çalışması gerektiğini iyi anlamalı ve hissetmeli, bunu öğretmen - aile iletişimi ile sağlamalıdır.
  • Öğrenci hedefini iyi görmelidir.
  • Geriye, öğrencinin motivasyonu, beğenilmesi, takdir ve kabul görmesi, sırtının sıvazlanması ve hepsinden önemlisi sevilmesi kalmaktadır.
  • Öğretmen ise, ders anlatırken adeta bir tiyatro sanatçısı gibi öğrencinin ilgisini çekmeli ve onun ruh halini anlayarak hitap etmelidir.
  • Öğretmen sınıf içi ve çevre koşullarındaki zorluklar nedeniyle hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı, azimli ve kararlı olmalıdır.
  • Pekiştirici konu tekrarları, belli zaman aralıklarıyla mutlaka yapılmalı, unutmanın önüne geçilmelidir.
  • Veli işbirliği ve desteği mutlaka alınmalıdır.

anılar

İlk görev yerim olan Çiğiltepe İlköğretim Okulu'nda stajyerliğimin kalkması aşamasında, uzun yıllar eğitim ve öğretimin içinde yer alan deneyimli bir müfettiş geldi. Her şeyi çok beğenmişti, ancak; öğretmen okulu mezunu olmadığımı öğrenince belki biraz da önyargılarının esiri olarak; benim gibi kurumlararası geçiş yaparak öğretmen olanların, öğretmenlik mesleğinde başarılı olması için, uzun yıllar geçmesi gerektiğini ve bu sürenin öğrenciler açısından kayıp olduğunu söyledi. Ben de, öğretmenliğin, sevgi ve gönül işi olduğunu, istenildiğinde her zorluğun aşılabileceğini anlattım. Ancak, bu tür davranışların, değil çalışma azmimi yitirmeme, tam aksine çalışma yaşamımda itici güç olacağını düşünmüştüm.

En iyi yargıyı zamanın vereceğinden hiç bir zaman şüphe etmedim .. Başarıya giden yolun azimle çalışmaktan geçtiğinin gurur verici örneğini öğrencilerimle beraber yaşadım, yaşayacağız da ..

Yoğun bir çalışma temposu içinde soyut ve somut kavramlar üzerinde çalışıyorduk. Bir soruda, 'hangisi somut kavram değildir?', deniyordu. Koray, kendinden emin, 'bahçe öğretmenim', dedi. Nedenini sorduğumda; 'öğretmenim! bahçe o kadar büyük ki, elimizle tutamayız', dedi. Sınıfta bir kahkaha koptu, farkına vardığında o da gülmeye başlamıştı.

Sınıfımın en sevimli öğrencilerinden olan Emrah, bir gün beslenme saatinde parmak kaldırarak söz istedi ve 'öğretmenim ben bugün yeşil cevizli et yedim!', dedi. Sınıftaki diğer öğrenciler neredeyse hep bir ağızdan; 'hiç yeşil cevizli et olur mu?', dediler. Sürekli yeşil cevizli etin nasıl olabileceğine değin sınıfta bir uğultu kopmuştu .. Biraz da şaşkınlıkla izlerken, bir süre sonra, 'siz hiç salam yediniz mi?', dedim. Sınıftan salam yiyen tek bir çocuk dahi çıkmamıştı.

Sınıfımda küçük bir anket yaparak, 'hamburger nedir? Kimler hamburger seviyor?', şeklinde sorular yönelttim. Bir iki memur çocuğunun dışında, kimseden ses çıkmadı. Konuyu öğretmenler odasına taşıdım. Öğretmen arkadaşlarımdan farklı yanıtlar gelmedi; okul müdüründen de izin alarak, bir organizasyon yaptık ve tüm öğretmenlerin katkısı ile bütün öğrencilere öğle yemeğinde köfte-ekmek ziyafeti verdik. Öğrencilerimin o günkü mutluluğunu hiç unutamıyorum.

 

ayaktakiler : rıdvan yeşil, gürkan yurdakul, elif ergün, sezgin demirtaş, hamim ağtaş, hanife yeşil, emrah ineci - oturanlar : esra şentürk, furkan demirbağ, koray akkaya, zehra abalı, burakhan bıçakcı, büşra seher, erol gündoğdu

öğrencilerim

İsim
Emrah İneci
Baba
Burhan, ilkokul mezunu, PTT'de çalışıyor, ev kira
Anne
Faime
Kardeş
Hakan (20), Nurcan (15), Ferit (14), Ferhat (13)
Beş çocuklu ailenin en küçüğü. Muş'dan gelmişler. Babası postacı, annesi okuma yazma bilmiyor. Tüm kardeşler okula gidiyor. En belirgin yeteneği; tiyatroda çok başarılı. Güzel şiir okuyor, taklit yeteneği oldukça iyi. Güzel resimler yapar, yaratıcıdır.

İsim
Elif Ergün
Baba
Zeki, lise mezunu, emekli servis şoförü, mesleğine devam ediyor
Anne
Naime
Kardeş
Sema (26), Ayşe (23), Nuray (19), Gülsüm (15), Halime (14)
Altı kız kardeşin en küçüğü. Ankara - Çankaya doğumlu. Babası ODTÜ'den şöför emeklisi. Anne ev hanımı, baba iş bulduğunda şöförlük yapıyor. Çok gururlu, görev ve sorumluluk duyguları çok gelişmiş tüm derslerde başarılı bir öğrencimdir. Okulumuzun folklör ekibindedir.

İsim
Erol Gündoğdu
Baba
Cemalettin, ilkokul mezunu, şoför, geçici çalışıyor
Anne
Döndü
Kardeş
Filiz (23), Arap (18), Haydar (17)
Dört kardeş, ailenin en küçüğü. Anne okuma yazma bilmiyor, baba özel şirkette şöför. Kaynaştırmalı eğitim görüyor. Okuma yazmayı tam olarak üçüncü sınıfta öğrendi.

İsim
Rıdvan Yeşil
Baba
Veysel, ilkokul mezunu, oto boyacısı
Anne
Latife, ilkokul mezunu
Kardeş
Hanife (10), Elif (8)
Birinci sınıfı tekrar etti, kardeşiyle beraber aynı sınıfta olan öğrencimdir.

İsim
Gürkan Yurdakul
Baba
Murat, lise mezunu, elektrikçi, işsiz
Anne
Kezban, ilkokul mezunu, ATO'da geçici işçi
Kardeş
Eda (6)
İki kardeşler, ailenin büyük çocuğu. Anne ATO'da temizlik şirketinde çalışıyor. Baba elektrikçi, gündelik işlere gidiyor. Düzenli ders çalışan, tekrara önem veren, dersi derste anlayan, satranç oyununda da başarılı, kitap okumayı çok seven bir öğrencimdir.

İsim
Koray Akkaya
Baba
İbrahim, lise mezunu, Türk Telekom'da memur
Anne
Nurgül, ilkokul mezunu
Kardeş
Ümmü (6)
İki kardeşten, ailenin büyük çocuğu. Anne ev hanımı, baba telekomda çalışıyor. Matematik dersini çok seven başarılı bir öğrencimdir.

İsim
Zehra Abalı
Baba
Ziya, ilkokul mezunu, tesisatçı, geçici çalışıyor
Anne
Hatice, okuma-yazma bilmiyor
Kardeş
Dört kardeş
Dört çocuklu ailenin en büyüğü. Van'dan gelmişler. Anne ev hanımı okur yazar değil. Diğer kardeşler aynı okuldalar. Babası kalörifer tesisatçısı, iş bulunca çalışır. Kirada oturuyorlar. Masal, öykü, şiir okumada, resimde çok başarılı. Kitap okumayı çok sever. Okulun folklör ekibindedir.

İsim
Sezgin Demirtaş
Baba
Osman, ilkokul mezunu, oto tamircisi, işsiz
Anne
Birsen, ilkokul mezunu, temizliğe gidiyor
Kardeş
Seda (7)
İki kardeşler, Ankara doğumlu. Anne ev temizliğine gidiyor. Baba sezonluk servis şoförlüğü yapıyor. Dersi çok iyi dinliyor, özellikle Fen Bilgisi derslerinde olağanüstü başarı gösteren, satranç'ı çok seven başarılı bir öğrencimdir.

İsim
Hamim Ağtaş
Baba
Yavuz, ortaokul mezunu, Türk Telekom'da işçi
Anne
Esengül, ilkokul mezunu
Kardeş
Hayati, Fadime
Üç kardeş, ailenin ortanca çocuğu. Ağabeyi fiziksek özürlü. Anne ev hanımı, okuma yazmayı okulumuzdaki okuma yazma kurslarında öğrendi. Kısacası hesap makinası diyebiliriz. Oldukça kıvrak zekaya sahip, satrançta da başarılı bir öğrencimdir.

İsim
Buşra Seher
Baba
Muharrem, kamu kuruluşunda hizmetli
Anne
Reyhangül
Kardeş
Yedi kız, bir erkek
Altı kız, nihayet yedinci erkek kardeş geldi. Baba kapıcı, anne ev hanımı ve okur yazar değil. Bütün derslerde oldukça başarılı, en iyi yeteneklerinden; dersi derste öğrenmesi.

İsim
Hanife Yeşil
Baba
Veysel, oto boyacısı
Anne
Latife
Kardeş
Üç kardeş
Dört kardeş, ailenin büyük çocuğu, Baba oto sanayiinde oto-boyacısı, anne ev hanımı. Ağabeyi ile aynı sınıfta. Sınıfın en çok kitap okuyan öğrencisi. Sınıf kitaplığındaki tüm kitapları okudu, okul kütüphanesinden de faydalanan başarılı bir öğrencimdir. Okulumuzun folklör ekibindedir.

İsim
Burakhan Bıçakcı
Baba
Mustafa, lise terk, oto tamircisi
Anne
İffet, ilkokul mezunu
Kardeş
Üç kardeş
Üç kardeş, anne ev temizliğine gidiyor, baba oto tamircisi. Sosyal derslerde oldukca başarılı bir öğrencimdir.

İsim
Esra Şentürk
Baba
Nurettin, lise mezunu, müdür (serbest)
Anne
Atike, ilkokul mezunu
Kardeş
Ağabeyi var
İki kardeşten ailenin küçük çocuğu. Anne ev hanımı, baba benzin istasyonunda, muhasebede çalışıyor. Bütün derslerde başarılı olup okulumuzun folklör ekibindedir.

İsim
Furkan Demirbağ
Baba
İbrahim, lise mezunu, kamu kuruluşunda şoför
Anne
Yaşar, lise mezunu
Kardeş
İki kız kardeşi var
Üç kardeşten ailenin büyük çocuğu. Baba TPAO'da şöför, anne ev hanımı.