şiirler : tekin gönenç : 10122001  
 

 

 

 

oyununa geldin yaşamın
bana yalnız kuşları ve çocukları bırakın onlarsız
bilsem gelir en güzel gemilerle sularında kalırdım
gölgedeki yüzler şu sen
aşk konuşur bütün diller kuğu yağması
dilsiz kuşlar canlar gizdüşüm
gönlü güvercinli kadın saklambaç

 

oyununa geldin yaşamın

koparıp da yüreğinin pırpırlarından
katlayıp cebine koyduğun körkütük birkaç dize
bir de düştü mü önüne
oyununa gelirdin gece yarılarının

şu sendeki sevda
uzak dağ köylerinden buralara taşıdığın
yitik kuşların ikincil düşleri
boşuna yer arardı kendine

sen hep o kadınlara giderdin
sözlerin gözlerle söylendiği kaldırımlarda
çoktan kim vurduya gitmiş
o kadınlara

yırtık bir merhaba
ağzının karanlığından saçılırken ortalara
duyan bile olmazdı seni
umudun yangın yeri odalarda

bir de koğuş arkadaşların
içlerinde aykırı rüzgarlar esen
jilet bakışlı üç beş serseri
hatırlar mısın
abanıp abanıp da
ranzalara

kapanın elinde kalıyordu ipleri
biri inmeden daha
öbürü kalkıyordu perdelerin

bir başladı mı vurmaya
kötü vururdu bu İstanbul
sen nerden bilecektin

olmadı işte
yağamadın bir türlü
şöyle doyasıya
kendi bulutlarından

yanlış bir köşesine koymuşlardı seni
oyununa geldin yaşamın

Varlık Dergisi, Ağustos, 2001

sayfanın başlangıcına dön

bana yalnız kuşları ve çocukları bırakın

sen susunca
askıya alır birileri
senin yerine
senin düşlerini

dinle bak
o sen değilsin ki
onlar yine
soluk soluğa senin içinde

denizine varmadan
yorulup dönen sular
birden kayboluyorsa
solgun çizgilerinde yüzünün
birkaç kulaç daha kayar
senden öteye zaman

tam inecekken
sarılıp iplerine usancın
çözülür birer birer
dilinin ucundaki sözler

gidin dersin
hepiniz gidin
bana yalnız kuşları
ve çocukları bırakın


sayfanın başlangıcına dön

onlarsız

benim güzel olduğum yerlerde
siz hiç olmadınız

gölgemdi o
değip gecen gözlerinize
soluklarımla taşıdım hep
sancısını sokakların

ondandır dağbaşlarına
o tavşansı
o rüzgar kaçışlarım

bir gemi ellerimi getirir
bir fırtına saçlarımı uzaklardan
bu ben böyle olur muydum hiç
hep sizinle olsam

ondandır dağbaşlarına
o tavşansı
o rüzgar kaçışlarım

bir gün sizi tutup buralara getirsem
diner mi bilmem
sancısı sokakların

ama yok
sizin güzel olduğunuz yerlerde
ben hiç olmayacağım

sayfanın başlangıcına dön

bilsem gelir
en güzel gemilerle sularında kalırdım

yüklenip
o nedensiz savaşlardan
arta kalan korkuları
bilsem
gelir en güzel gemilerle
sularında kalırdım

yıldızlar yenik düşüp geceye
kısmışlardı ışıklarını
ama olsun
seni çoğaltmak vardı
bir göz ucuyla kıvılcımlardan

bir gece
gizlice sularından geçmiştim
nice bozgunlar oluyordu
kanlı savaşlar yangınlar

bilsem
gelir en güzel gemilerle
sularında kalırdım

ötelerde şölenler vardı
yetişemem sanıyordum

sayfanın başlangıcına dön

gölgedeki yüzler

sonu gelmez bir kahkaha
devrilir düşer
ıssız odalara

gitgide azalır
adımlarım aranızdan

kollarımı sel sularına eklersiniz
kimbilir nerelere dökülen

ya da
deli bir tabanca
gelir gelir de kurulur
hiç olmadık yerlerine gecenin

hep o yüzü annemin
usulca uzanır düşlerinden
pırıl pırıl güller takılır gider gözyaşlarına
kimbilir nerelere dökülen

sayfanın başlangıcına dön

şu sen

şu sen
içinde darağaçları büyüten

dayayıp camlara başını
şimdi ağlarsın
bilmez miyim

üstünde ay dolanır gecenin
az sonra sıyrılır çıkar kınından
o vurdumduymaz kent
ve içinde
seni terkeden çocuk

ardarda yangınlar başlar
içinin fırdönen aynalarında
her kareden fırlar bakışları
yumsan gözlerini o
açsan o

siz ki
yaylım ateşinden çıkmış
ne sevdalar yaşadınız
hiç de melez bir aydınlık değildi
bölüştüğünüz

bilinmezlere açılan o anafor
şimdi neden zorluyor sınırlarını
düşgücünün

şu sen
beti benzi kül
uçursan mı pencerelerden
hep ona sakladığın kendini

yoksa
sarsak bir hançerin ucunda
gidip gidip gelsen mi
kendi çıkmaz sokaklarında

sayfanın başlangıcına dön

kuğu yağması

tartılır söz
terazisinde gözlerinin

ne zamandır
değiş tokuş bakışlarımız

bir kuş ucumu
gider geliriz
ben sana sen bana
o dudak senin
bu dudak benim

biz aslında
birer sustalıyızdır seninle
ha çıktı ha çıkacak
kınından

dokununca
o kuğu yağması
o görkemli panayır
başlar teninde

yorgunsam
bil ki yokluğundandır
indiğimse
kuytu sokaklarıdır
iç çekişlerinin

buyruğuna girerim
ellerini çırpan bir çocuğun
gülüşlerine eklenirim
sen yoksan

sayfanın başlangıcına dön

aşk konuşur bütün diller

silme pus
ve buzul

besbelli üşüyorsun

hiç susmuyor
penguenleri
bakışlarının

ah bir dökülsen
çözülecek
sularımda düğümlerin

duyarsın
derinlerde biryerlerde
insanın insana bölünmesidir yalnızlık

in artık iklimlerime

aşksa o
hiç korkma
nasılsa konuşur
bütün dilleri

sayfanın başlangıcına dön

dilsiz kuşlar

nasıl görmediniz
dilsiz bir kuştu
uçuk mavilere bulayıp
salıverdiğiniz

şimdi o
fırdönüyor
sözün sustuğu yerde

siz hiç böyle yapmazdınız
saydam olsaydı uçuşları
kanatlarınızın

sürükler miydiniz yoksa
umarsız bir şarkıyı
yangınlardan kaçırıp
çekmek için gönderlerinize

sayfanın başlangıcına dön

canlar

siz bakmayın
ne el çekilir buralardan
ne ayak

arada serseri bir kurşun
ya da ucuz atlatılmış bir kımıltı
deler sessizliğini
en dilsiz yerinden gecenin

kim aklar karaları
kim karalar akları
hiç sormayın bana
bilemem

uçuk mavi bir yalnızlığın ortasında
çıkıp kendimden günde üç posta
koşar aynalara seslenirim
bu nasıl ben
ölumun en çok yakıştığı bu nasıl ben

siz kendi gelgitlerinizde
uyurken gecelerinizi
yüzümüzün kıvrımlarından
seğirterek geçer
o gizemli masal

ben tuncelili hamza
sen istanbullu hakan
uçuk mavi bir yalnızlığın ortasında
birer kahraman

sayfanın başlangıcına dön

gizdüşüm

el etme öyle
aşk bu
şakaya gelmez
ben daha gözlerinin yarısındayım

sayfanın başlangıcına dön

saklambaç

nerde yitirsem
hep sende buluyorum
başlangıçlarımı

sense
hiç bitmez gibi
bende oynuyorsun
tüm saklambaçlarını

sayfanın başlangıcına dön

gönlü güvercinli kadın

önce sesin geldi
aralandı kapılarım
ardında şaşkın bulutlar çıkmazı
sonunda sen
gönlü güvercinli kadın

köpüren simsiyah saçlarınla
günler boyu koşuşup durdun
içimin aykırı ırmaklarındagamzelerinde gizlediğin
o binlerce yıldızı
döküp de şimdi üstüme
söyle nereye

artık herkes
tutsun da elinden kendi şiirinin
tersinden mi girsin
ölü kelebekler sokağına

sen bende daha bitmedin ki
gönlü güvercinli kadın


Tüm şiirler şairin "Gönlü Güvercinli Kadın" adlı şiir kitabından alınmıştır,
Varlık Cep Kitapları Yayınları, 1998

sayfanın başlangıcına dön