metamorfoz II : uğur halıcı : 23102001  
 

 

Xron kristalinin son tıklaması ile tedirgin düşlerden uyanan 01010011-01100001-01101101-01110011-01100001 (Zamza okunur), başını biraz öne eğerek kendini görmeye çalıştı. 11100111 giga Xron-11 zaman birimi (=1200 yıl) öncesi yaşamından arta kalmış bu istem dışı hareket tümüyle anlamsızdı.

Sanki yüksek bir gerilime tutulmuş gibi içini titreten duygudan kurtulması için beklemekten başka bir seçeneği yoktu. Beyninin ceza merkezine odaklanan uyarım vurumları kesildiğinde bir rahatlama hissetti. Biraz önce ne olduğunu anlamaya çalıştı, ancak bir şey hatırlamadı.

Düşüncelerini toparlamaya özen göstererek sistemle bütünleşti, çalışmaya koyuldu. Bağlı olduğu tümleşik beyin alt grubunda başlatılan REM uyku safhası ile ilgili beyin fırtınası devam ediyordu. Uykunun bu safhasında gözlerin yaptığı hızlı hareket nedeniyle sınırlı enerjinin gereksiz yere harcandığına inanan ana merkez, bu konuya özel bir ilgi gösteriyor ve REM safhasının uyku modundan çıkarılmasını sağlayacak bir yöntemin geliştirilmesi için baskı yapıyordu. Aradan geçen kısa sürede iki yeni ileti gelmişti:

> Hızlı Göz Hareketi = Gereksiz enerji kulanımı
> alfa ritmi

Bir ileti de kendisi yolladı
< Bellek düzeni için gerekli

Yenileri geldi.
> Çalışma/Toplam zaman oranı artar
> Verim artar

Bir ileti daha yolladı.
< Konsantrasyon azalabilir.
> Verim azalır
> REM safhası korunurken Hızlı Göz Hareketi önlenebilmeli
< REM'le ilgili Gen Bombardımanı projeleri bir işe yaramadı

Ana merkezden gelen "F", tüm iletilerin tepesinde duruyordu. Bu ileti aslında yeni değildi, ancak silinmiyordu. Farkında olmadan iletiye yoğunlaştı. Bir kaç hiper bağlantı iç içe açıldı ve bir düşünce sarmalına erişti: "Sistemdeki her bir beyin tarafından üretilen tüm düşünceler ana merkezde toplanmaktadır." İletideki her şeyi neredeyse ezbere biliyordu. "Tüm düşüncelerin tek bir merkezde toplanabilmesi neslimiz için çok önemli bir aşamadır." Tekrar etmenin ne gereği var, diye düşünürken gelen hafif bir ceza uyarımı onu devam etmeye zorladı. "Neslimiz büyük bir bilgi birikimine ve düşünce gücüne sahiptir. Bu bilgi birikimi sayesinde ..."

İletide kendisine izin verilen tüm bağlantılardan geçerek, her bir sarmala tek tek yoğunlaştı, hepsini tekrarladı. İki sarmalın daha boşaltılmış olduğunu farketti. Birkaç tanesinde de ufak değişiklikler yapılmıştı. Yeni eklenen bir sarmal yoktu.

Beyin fırtınasında ortaya çıkan anahtar sözcüklerle, ana bellekten bir arama yaptı. Daha önce üzerinden geçmediği bir kaç yayını dikkatle inceledi. REM'le ilgili son Gen Bombardımanı projesinin raporunu ana bellekten indirdi. Raporun kaynakça bölümünde listelenen yayınlara, verilen bağlantılardan erişti. Bu yayınları da bitirdiğinde oldukça yorulmuştu.

Beyin fırtınası iletilerini bir kez daha kontrol etti. Yeni bir ileti gelmemişti. İşte bu anı seviyordu. Dinlenim moduna geçişe izin verildi. İstediğini yapabilirsin.



Tercihim hiç bir şey yapmamak. Kendimi pek iyi hissetmiyorum. Biraz alfa ritmi iyi gelir. a, a, a ... a, .. a + q, teta nereden karıştı, a, a, a, a + q, a + q... Olmuyor...

Sistemle bütünleşti. Kendine yakışıklı bir mükemmelleştirilmiş sürüm 7.2 dış görünüşü seçti ve 7.2 ortamına bağlandı. Beyninin görsel alanında bir eğlence merkezi belirdi. İçerisi tıklım tıklımdı. Tekdüze bir ritmi tekrarlayan saçma sapan bir müzik sonuna kadar açılmıştı. Hepsi mükemmel görünüşlü insanlar birbirlerine seslerini duyurabilmek için bağıra bağıra konuşuyorlardı. Köşedeki dev ekranda yayınlanan maçın gürültüsü... Cep tele-makinalarının bipleri...

Kenarda tek başına oturan bir kadın kendisine göz kırptı. Bir yandan elindeki tele-makinadan konuşuyor, bir yandan da yanına gelmesi için kendisine işaret ediyordu. Kadının üzerinde yanıp sönen LED'lerle donatılmış, cafcaflı bir giysi vardı. Aklına yılbaşı ağaçları geldi. Gülmemek için kendini tuttu.

Sağ taraftaki oyun makinasından, frekansı alçalıp yükselen bir sesle birlikte, oluk oluk markalar dökülmeye başladı. Makinanın başındakiler neşeyle çığlıklar atıp zıplıyorlardı. Makinanın yanıp sönen ışıkları, kadının lambalarına karıştı, kadınınkiler makinaya... Burada daha fazla duramayacağını anladı.

Sakin, huzurlu bir yer istiyordu. Özgün sürüm 0.0 ortamına geçerek kendi geçmişine bağlandı. Ağaçlık bir göl kenarındaydı. Derin bir nefes aldı. Baharın yağmur sonrası çimen kokusuyla dolu serin havasını ciğerlerine doldurdu. Göle eğilerek yüzünü yıkadı. İşte burada, kendini iyi hissediyordu. Kuru bir ağaç altı buldu, oturdu. Ayaklarını uzatıp sırtını ağaca dayadı. Yaprakların üzerindeki yağmur damlaları, yükselen sabah güneşinde parıldıyordu. Gözlerini kapadı. Hafif bir rüzgar, nemli yüzünü serinletti. Uzaklardan gelen böcek seslerini dinlemeye koyuldu.

-Ben kararımı verdim.

Bu sesi, aradan geçen onca zamana rağmen hemen tanıdı. Gözlerini açtığında, gölden yansıyan ışıkta onun ince siluetini gördü. Arkası dönüktü. Gölün kenarına dikilmiş, elindeki ağaç dalıyla suya bir şeyler çiziyordu.

- Ben kararımı verdim, diye yineledi. Katılmayacağım. Sen istiyorsan katıl!
- Neden? O kadar tartıştık bu konuyu. Katılmayı kabul etmiştin hani?
- Vazgeçtim.
- Vazgeçemezsin! Birlikte olacağız.
- Ben şimdiki halimizle birlikte olmak istiyorum.
- Yine tartışmayalım. Birlikte olacağız. Çok uzun yaşayacağız..
- Ne olacağını bilmediğimiz bir şekilde, değil mi?
- Özel olarak seçilen birkaç kişi arasındayız. Bu bizim için bir şans.
- Yapma, sen bir bilim adamısın! Bu, pekala bir şansızlık anlamında da yorumlanabilir. Uzun yaşamak neden mutlaka iyi bir şey olsun?
- Uzun yaşamayı kim istemez? Seçilenler arasında olmak için kimbilir kimler neleri feda ederdi?
- Uzunca yaşayacağın sürede belki ölümsüzlük de verirler, ne dersin? Bunu gerçekten ister misin?
- İntihar diye bir şey var. Yeter ki ölümsüzlüğün olsun, istediğin zaman bitirirsin.
- Sana ileride ne yapacaklarını şimdiden bilemezsin.


metamorfoz, u halıcı

Xron kristalinin tıklamasıyla dinlenim zamanı sona erdi. İçine yerleştirildiği geliştirilmiş göz küresinin iç çeperineki yüzlerce nokta verici, çalışma moduna geçiş emrini beynindeki ilgili merkeze gönderdi. Dağıtık veri toplayıcılardan derlenen iç ve dış görüntüsü, kör noktada toplanan sinir lifleriyle ana merkeze iletildi. Pelte kıvamındaki gövdesine oranla acınacak kadar cılız altı uzantı 470 nanometre dalgaboyunda parıldayan yoğun sıvının içinde hafifçe ileri geri dalgalanmaktaydı. Besin-hormon iletimi ve arıtım için kullanılan ortadaki iki uzantı, kör noktanın tam ortasındaki delikten geçerek başka bir yerlere doğru uzanıyordu. İşlevlerini yitirmiş diğer dört cılız uzantı, kol ve bacakların olması gereken yerdeydi. Yaratılış gezegeni zamanıyla 12 haftalık bir özgün sürüm 0.0 fetusuna oldukça benziyordu. Düzenli aralıklarla alınan ve hiç bir zaman kendisinin erişmesine izin verilmeyecek görüntüsü bir sarmala dönüştürülerek ana merkezdeki yumuşak bellekte bir yerlere depolandı.

"F" iletisinin erişilmesine izin verilmeyen bir sarmalında şu bilgi vardı: "Bu gelişmiş sistemde ölmek, ancak tüm sistemin çökmesiyle mümkün olacak, çok uzak bir olasılıktır" . Ötenazi ise, kişinin değil toplam verimin ön planda tutulduğu bu gelişmiş(!) sistemde, sarmallardan tümüyle silinmiş bir kavramdı.

Mayıs, 2000