Xron kristalinin son tıklaması ile tedirgin
düşlerden uyanan 01010011-01100001-01101101-01110011-01100001 (Zamza
okunur), başını biraz öne eğerek kendini görmeye çalıştı. 11100111 giga
Xron-11 zaman birimi (=1200 yıl) öncesi yaşamından arta kalmış bu istem
dışı hareket tümüyle anlamsızdı.
Sanki yüksek bir gerilime tutulmuş gibi
içini titreten duygudan kurtulması için beklemekten başka bir seçeneği
yoktu. Beyninin ceza merkezine odaklanan uyarım vurumları kesildiğinde
bir rahatlama hissetti. Biraz önce ne olduğunu anlamaya çalıştı, ancak
bir şey hatırlamadı.
Düşüncelerini toparlamaya özen göstererek
sistemle bütünleşti, çalışmaya koyuldu. Bağlı olduğu tümleşik beyin
alt grubunda başlatılan REM uyku safhası ile ilgili beyin fırtınası
devam ediyordu. Uykunun bu safhasında gözlerin yaptığı hızlı hareket
nedeniyle sınırlı enerjinin gereksiz yere harcandığına inanan ana merkez,
bu konuya özel bir ilgi gösteriyor ve REM safhasının uyku modundan çıkarılmasını
sağlayacak bir yöntemin geliştirilmesi için baskı yapıyordu. Aradan
geçen kısa sürede iki yeni ileti gelmişti:
> Hızlı Göz Hareketi = Gereksiz enerji
kulanımı
> alfa ritmi
Bir ileti de kendisi yolladı
< Bellek düzeni için gerekli
Yenileri geldi.
> Çalışma/Toplam zaman oranı artar
> Verim artar
Bir ileti daha yolladı.
< Konsantrasyon azalabilir.
> Verim azalır
> REM safhası korunurken Hızlı Göz Hareketi önlenebilmeli
< REM'le ilgili Gen Bombardımanı projeleri bir işe yaramadı
Ana merkezden gelen "F",
tüm iletilerin tepesinde duruyordu. Bu ileti aslında yeni değildi, ancak
silinmiyordu. Farkında olmadan iletiye yoğunlaştı. Bir kaç hiper bağlantı
iç içe açıldı ve bir düşünce sarmalına erişti: "Sistemdeki her
bir beyin tarafından üretilen tüm düşünceler ana merkezde toplanmaktadır."
İletideki her şeyi neredeyse ezbere biliyordu. "Tüm düşüncelerin
tek bir merkezde toplanabilmesi neslimiz için çok önemli bir aşamadır."
Tekrar etmenin ne gereği var, diye düşünürken gelen hafif bir ceza uyarımı
onu devam etmeye zorladı. "Neslimiz büyük bir bilgi birikimine
ve düşünce gücüne sahiptir. Bu bilgi birikimi sayesinde ..."
İletide kendisine izin verilen tüm bağlantılardan
geçerek, her bir sarmala tek tek yoğunlaştı, hepsini tekrarladı. İki
sarmalın daha boşaltılmış olduğunu farketti. Birkaç tanesinde de ufak
değişiklikler yapılmıştı. Yeni eklenen bir sarmal yoktu.
Beyin fırtınasında ortaya çıkan anahtar
sözcüklerle, ana bellekten bir arama yaptı. Daha önce üzerinden geçmediği
bir kaç yayını dikkatle inceledi. REM'le ilgili son Gen Bombardımanı
projesinin raporunu ana bellekten indirdi. Raporun kaynakça bölümünde
listelenen yayınlara, verilen bağlantılardan erişti. Bu yayınları da
bitirdiğinde oldukça yorulmuştu.
Beyin fırtınası iletilerini bir kez daha
kontrol etti. Yeni bir ileti gelmemişti. İşte bu anı seviyordu. Dinlenim
moduna geçişe izin verildi. İstediğini yapabilirsin.
Tercihim hiç bir şey yapmamak. Kendimi
pek iyi hissetmiyorum. Biraz alfa ritmi iyi gelir. a,
a, a ... a, .. a + q, teta nereden karıştı, a,
a, a, a + q, a + q... Olmuyor...

Sistemle bütünleşti. Kendine yakışıklı
bir mükemmelleştirilmiş sürüm 7.2 dış görünüşü seçti ve 7.2 ortamına
bağlandı. Beyninin görsel alanında bir eğlence merkezi belirdi. İçerisi
tıklım tıklımdı. Tekdüze bir ritmi tekrarlayan saçma sapan bir müzik
sonuna kadar açılmıştı. Hepsi mükemmel görünüşlü insanlar birbirlerine
seslerini duyurabilmek için bağıra bağıra konuşuyorlardı. Köşedeki dev
ekranda yayınlanan maçın gürültüsü... Cep tele-makinalarının bipleri...
Kenarda tek başına oturan bir kadın kendisine
göz kırptı. Bir yandan elindeki tele-makinadan konuşuyor, bir yandan
da yanına gelmesi için kendisine işaret ediyordu. Kadının üzerinde yanıp
sönen LED'lerle donatılmış, cafcaflı bir giysi vardı. Aklına yılbaşı
ağaçları geldi. Gülmemek için kendini tuttu.
Sağ taraftaki oyun makinasından, frekansı
alçalıp yükselen bir sesle birlikte, oluk oluk markalar dökülmeye başladı.
Makinanın başındakiler neşeyle çığlıklar atıp zıplıyorlardı. Makinanın
yanıp sönen ışıkları, kadının lambalarına karıştı, kadınınkiler makinaya...
Burada daha fazla duramayacağını anladı.

Sakin, huzurlu bir yer istiyordu. Özgün
sürüm 0.0 ortamına geçerek kendi geçmişine bağlandı. Ağaçlık bir göl
kenarındaydı. Derin bir nefes aldı. Baharın yağmur sonrası çimen kokusuyla
dolu serin havasını ciğerlerine doldurdu. Göle eğilerek yüzünü yıkadı.
İşte burada, kendini iyi hissediyordu. Kuru bir ağaç altı buldu, oturdu.
Ayaklarını uzatıp sırtını ağaca dayadı. Yaprakların üzerindeki yağmur
damlaları, yükselen sabah güneşinde parıldıyordu. Gözlerini kapadı.
Hafif bir rüzgar, nemli yüzünü serinletti. Uzaklardan gelen böcek seslerini
dinlemeye koyuldu.
-Ben kararımı verdim.
Bu sesi, aradan geçen onca zamana rağmen
hemen tanıdı. Gözlerini açtığında, gölden yansıyan ışıkta onun ince
siluetini gördü. Arkası dönüktü. Gölün kenarına dikilmiş, elindeki ağaç
dalıyla suya bir şeyler çiziyordu.
- Ben kararımı verdim, diye yineledi. Katılmayacağım.
Sen istiyorsan katıl!
- Neden? O kadar tartıştık bu konuyu. Katılmayı kabul etmiştin hani?
- Vazgeçtim.
- Vazgeçemezsin! Birlikte olacağız.
- Ben şimdiki halimizle birlikte olmak istiyorum.
- Yine tartışmayalım. Birlikte olacağız. Çok uzun yaşayacağız..
- Ne olacağını bilmediğimiz bir şekilde, değil mi?
- Özel olarak seçilen birkaç kişi arasındayız. Bu bizim için bir şans.
- Yapma, sen bir bilim adamısın! Bu, pekala bir şansızlık anlamında
da yorumlanabilir. Uzun yaşamak neden mutlaka iyi bir şey olsun?
- Uzun yaşamayı kim istemez? Seçilenler arasında olmak için kimbilir
kimler neleri feda ederdi?
- Uzunca yaşayacağın sürede belki ölümsüzlük de verirler, ne dersin?
Bunu gerçekten ister misin?
- İntihar diye bir şey var. Yeter ki ölümsüzlüğün olsun, istediğin zaman
bitirirsin.
- Sana ileride ne yapacaklarını şimdiden bilemezsin.