|
Gizli
bir hazineydim, uzandım bilinmeye,
Yaradılışı yarattım, bilinebileyim diye
Hadit Kutsi
Eva yılanın verdiği
elmayı almadı.
Yılan dedi ki:
 -
Al ye! Bu bilmenin meyvasıdır.
 Eva
bilmek istedi.
   -
Al, iyi ve kötüyü bileceksin.
   Eva
iyi ve kötüyü bilmek istedi.
     -
Al, daha akıllı olacaksın.
     Eva
daha akıllı olmak istedi
       -
Al, Tanrı bilmeyecek.
Eva, yılana inanmadı,
yılanın verdiği elmayı almadı
Aden'de bir tek kötü
vardı: yılanı konuşturan kötü.
Kötü, Eva'yı sevdi. Onun kendisi gibi olmasını istedi.
Eva kötüyü tanıdı
onu sevmedi.
 Eva
kötüyü anladı, bildi.
   Kötüyü
bilmek iyiyi de bilmek oldu.
     Eva
iyi ve kötüyü bildi, farkına vardı.
Eva uzun süre gözükmedi.
Tanrı'ya, yılana ve Adam'a gözükmedi.
 Eva
gizli dolaştı. Dolaşırken düşündü.
   Otururken,
yatarken, uyurken düşündü.
Eva farkına vardı.
Eva beyaz ve siyahın,
 yerin
ve göğün,
   aydınlık
ve karanlığın
farkına vardı.
Eva bahçenin farkına
vardı.
 Bahçe
ve kendisinin farkına vardı.
   Eva
ve bahçe farklı oldular, birbirlerinden ayrıldılar.
     Eva
yaşadığının farkına vardı.
Farkına varmak Eva'yı
sarstı.
 Eva
daha çok düşündü.
Düşününce anladı.
Anladı ki Tanrı'ya söylemeli.
Ve anladı ki Tanrı'ya
söylemesi gereken şey
 yılanın
yaptığı değil,
     Tanrı
bunu bilir.
Kendisinin yaptığı
da değil.
Söylemesi gereken
şey:
 bunu
söylemeye karar verdiği...
Eva Tanrı'ya kararını
söyledi
. 
Yılan, Tanrı'ya
Eva'nın iyi ve kötüyü bildiğini söyledi.
    Tanrı
Eva'ya dedi ki:
      -
İyi ve kötüyü biliyor musun?
-
BİLİYORUM!.
Tanrı
Eva'yı bahçenin dışına attı.
Onu bahçenin olmadığı,
güneşin olmadığı,
ışığın, hiç bir şeyin
olmadığı yere attı.
Tanrı ona vücudunu
bile vermedi.
Onu, evreni var etmeden
önceki
ve yok ettikten sonraki
yokluğa
vücutsuz attı.
Bu
yoklukta bir tek Eva, kendisi vardı.
Orada bilecek başka
hiç bir sey yoktu.
Eva orada çok az, ama
çok uzun zaman kaldı.
Eva kendisini anladı.
Düşündü ve var olduğunu
bildi.
   Eva
Tanrı'ya
 -
Beni al, dedi.
Tanrı onu kabul etti.
Ekim, 1991
|